İnsan ne için yaşar? Yaşamımızı anlamlandırmak için neler yapmalıyız? Hayattaki amacımız ne? Neyi, nasıl yaparsak olağanüstü tatmin olduğumuz, huzurlu bir yaşam süreriz? Bu ve benzeri sorular, hep kafamızı kurcalar. Zihnimizde sorular devamlı döner, cevaplar ararız.
Hayatımızda eşsiz olduğumuzu fark etmeye ve değerimize sahip çıkmaya neden hassasiyet göstermeliyiz? Kendimizi bilmemizin ve tasarımımızı bilinçli farkındalıkla yaşamamızın hayatımıza olumlu yansımaları neler olur?
Herşey kendi eşsizliğini fark etmekle, değerini bilerek, tasarımına uygun yaşamakla başlıyor.
Her insan “Eşsiz”
Senden bir tane daha yok, sadece sana özel eşsiz yeteneklerin var, bu hayatta eşsiz bir yolun var, bu hayatta gerçekleştirmen gerekenler var. Eşsiz tasarımın gereği, karakter analizin gereği, genetik özelliklerin gereği, orijin hikayen gereği, senin baktığın yere bir ikinci kişi bakmıyor, bakamaz. Senin gördüğünü ikinci bir kişi görmüyor, göremez. Senin çözebileceğin bir problemi hiç kimse çözemez. Yardımcı olacağın insanlara senden başka hiç kimse yardımcı olamaz. Ürün, hizmet, yol gösterme, her ne yapacaksan. Problemini senin çözeceğin kişiler, tüm evren döngüsü gereği seni bekliyor. Sen eşsizliğini fark etmeyip, kendini gerçekleştirmediğin ve onlara ulaşamadığın müddetçe onlar başka bir yerden bunu bulmuyor, aç kalıyor. Çünkü parmak izin gibi eşsiz bir yaradılışsın ve onlar senin dışında kimseden bunu alamaz. Sen eşsizliğini fark etmediğin ve kendini gerçekleştirmediğin müddetçe, senin sorununu çözeceğin insanların çözülecek problemi çözülmüyor. Hayata yapmaya geldiğin şeyi yapıp, gerçekleştirmeye geldiğin görevi en iyi şekilde gerçekleştirip, vermeye geldiğin hizmeti vermen için Eşsiz Tasarımını öğrenmen, “Eşsizliğini Fark Etmen” ve “KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEN” önemli. Senden bir tane daha yok.
Sen kendi eşsizliğini fark etmediğin, kendini bilmediğin, değerine sahip çıkmadığın sürece seni kimse fark edemez, görünür olamazsın. Kendi değerini bilmediğin müddetçe kimse bilemez. Çünkü frekans senden yayılıyor. Bu hayatın 7 alanı için geçerli. Sen KENDİ DEĞERİNİ görmeyip, kendine inanmayıp, gücünü, değerini bilmediğin ve hissetmediğin müddetçe frekans o şekilde yansıyor ve bilinmiyorsun, görülmüyorsun, fark edilmiyorsun. Değerinde bilinmiyor doğal olarak. Kendi değerini bilmeyen insana kimse değer vermiyor. Kendi değerini bildiğinde, kendi değerin konusunda netleştiğinde evren seni destekliyor.
Şunu anlamak çok önemli; her birimizin kendi eşsizliğimizi, kendi yeteneklerimizi, kendi bakış açımızı, hayatta keşfettiklerimizi, anladıklarımızı diğerleri ile paylaşma görevimiz var. “Eşsizliğin Tasarımı” markası tam olarak buradan doğdu. Bir insanın ne zamanki iç sesi dış sesinden yüksek oluyorsa, iç sesi taşıyorsa ne zaman önce BEN NE İSTİYORUM? KALBİM NE İSTİYOR? diye bakarak ve bilerek ilerliyorsa ki; meditasyon burada çok önemli rol oynuyor. Yaşamımı buradan yaşadığımda DEĞERİM on misli, yüz misli, bin misli artıyor ve bütün fırsatlar karşıma çıkmaya başlıyor. Kendin ol. Kendin olmaya kendini ada. Net ol bu konuda. Kim olduğun ve ne hizmet verdiğin konusunda yeteneklerin konusunda net ol. Bu oluş halinin öyle bir titreşimi var ki çekimin artıyor. Kuantum çalışıyor, anda gerçekleşiyor. Herkes sana geliyor, seni buluyor.
Ne kadar gerçeksen o kadar değerlisin! Otantikliğin, gerçekliğin, Eşsiz Tasarımını öğrenip, tasarımına uygun yaşamaya başladığında, fonksiyonel nefes, bilinç dönüşüm çalışmaları, klasik vedik meditasyon ile kalbinin sesini dinleyerek yaşayınca öz varlığınla hizalanıyorsun.
Ne kadar koşullarla, kalıplarla yaşıyorsan o kadar değersizsin! Değerine sahip çıkarak yaşamak bu noktada oldukça önemli ve başkalarının dediğini ya da başkaları ne der diye düşünüp yaşadığında, kendini başkalarının gözünden puanladığında, onay alma ihtiyacı hissettiğinde, kendi otoritenin dışında yaşadığında kendini değersizleştiriyorsun. Zaman kaybediyorsun, sağlık sorunları yaşıyorsun, bilinçsiz harcamalar ile bütçeni yönetemiyorsun, ilişkilerinde sorunlar yaşıyorsun.
Kendine samimi olan bir insanın bu hayatta başarılı olmaması imkânsız. Yaşamın sırrı bu. Kendine samimi ol. GERÇEK OL. OLDUĞUN GİBİ KENDİNİ ORTAYA KOY. TÜM YETENEKLERİNLE, EKSİNLE, ARTINLA, HERŞEYİNLE. Zaten onun öyle bir çekim alanı oluyorki, kendiliğinden artıyor. Netlik ve duruşundan asla vazgeçme.
Yani kendi eşsizliğini bilip, kapasiteni potansiyelini ne kadar kullanırsan o kadar doğru orantılı yaşarsın hayatını. Eşsizliğini fark ederek, hayatına yön vermek istiyorsan, olağanüstü tatmin ile yaşamak istiyorsan, bir seçim yapman gerekiyor. Cesaret edip ilk adımı atman ve adanmışlıkla, kararlılıkla, disiplinle devam etmen gerekli. Eşsiz Tasarımını öğrenerek, tasarımını bilinçli farkındalıkla yaşamaya başlayıp, olağanüstü yaşam formüllerini de adanmışlıkla yaptığında haz dolu bir hayat yaşıyorsun.
Özetle, eşsizliğini fark ederek hayatına nasıl yön vermek istiyorsan bu senin elinde, bu bir seçim, bir yolculuk. Cesaret, kararlılık, disiplin, adanmışlık gerektiren bir yolculuk. Bazen sancılı, çoğunlukla keyifli, en sonunda cennette yaşadığın hissi deneyimlediğin müthiş bir deneyim. Bu deneyimin sonunda, eşsiz tasarımını öğreniyor, eşsizliğini fark ediyor, öz’ ünü yaşıyor, kendini en ince ayrıntılarına kadar biliyor, değerine sahip çıkıyor, AN hakikatinde yaşamayı öğreniyor, mükemmel sağlıklı, ilişkilerinde hayat akışında olağanüstü tatmin olduğun huzurlu bir hayatı yaşıyorsun.
Bu yolculuğu nasıl deneyimlerim diyorsan, bu yolculukta sana eşlik etmeye sana ışık olmaya, yol göstermeye kendini adamış kişi olarak buradayım.
Senin için!
Hazır mısın?